EVLİYAGİL HOTEL ALAÇATI
Butik Otel Alaçatı Evliyagil
GODİ | EGE MUTFAĞI ALAÇATI
Zeytinyağlılar | Deniz Ürünleri
Butik Oteller Alaçatı
Alaçatı Otel, Alaçatı Otelleri
Başlık
Açıklama
ALAÇATI REHBERİ 2014
Bumerang Üyesi
Alaçatı Weather
Anlık
Yarın
23° 18° 14°
Alaçatı Sevenler Kulübü

Resimli İzmir Rehberi
Site Haritası
UZMANLAR AÇIKLADI; İZMİR'DE 13 AKTİF FAY HATTI VAR

Fatih YAPAR/EGEDESONSÖZ - İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Jeoloji Mühendisleri Odası’nın birlikte düzenlediği toplantıda İzmir’in depremselliği ve zemin şartları masaya yatırıldı. Belediye meclis salonunda gerçekleştirilen sunumlu toplantıya İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Alim Murathan, Konak eski Belediye Başkanı Muzaffer Tunçağ, Mordoğan Belediye Başkanı Ahmet Çakır, üniversite öğretim üyeleri, oda temsilcileri, bürokratlar ve çok sayıda teknik personel katıldı.

Toplantıda, “İzmir’in zemin özellikleri” konulu sunum yapan 9 Eylül Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Necdet Türk, kenti kuzeyden güneye kadar çevreleyen 80 kilometrelik Aliağa Menderes Hattı ve Üçyol Üçkuyular Metro Projesi’ni gündeme getirdi.

Özellikle Karşıyaka başta olmak üzere Üçkuyular yönüne doğru yapılan çalışmalarda kazılan tünellerin yer altı sularına adeta set olduğunu belirten Türk, “Metronun önüne set olması nedeniyle Körfez’e gidemeyen sular birikiyor. Özellikle aşırı yağışlarda sular arkaya doğru ilerliyor. Böylece zemindeki su seviyesi yükseliyor ve binaların durumu tehlikeye giriyor. Bu durum ile ilgili Karşıyaka’dan bilgiler alıyoruz. Üçkuyular’a kadar olan bölümde de, metro hattının güneyinde yer alan sular zamanla yükselecek. Yeraltı sularının yükselmesi, olası deprem sırasında sıkıntı yaratacaktır. Metro ve tüneller, yeraltı sularının akışını değiştirmektedir” dedi.

ÇIKAR İLİŞKİSİNE ULAŞMA EĞİLİMİ VAR

Metro hatları başta olmak üzere kentsel dönüşüm, yapılaşma ve mevcut binaların durumu ile ilgili konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, “Yaptığımız çalışmalarda durumun ne boyutta olduğumuzu ve neler yapmamız gerektiğini öğrendik. Karşıyaka Tüneli ve Üçyol-Üçkuyular Tüneli ile ilgili uyarılara teşekkür ediyorum. Karşıyaka’daki tünel yapılırken, dağdan gelen suyun deniz tarafında gitmesi için çalıştırmalar yapıldı. Bugün de orada çalışmalar var. Üçyol- Üçkuyular Hattı’nda da tünel etrafında dolacak su seviyesinin ayarlanması ile ilgili drenaj çalışmaları devam ediyor. Biz, Bornova Metrosu’nu merkeze götürecektik. Proje o şekildeydi ve binaların altından geçiyordu. Manisa yoluna girmeden bina sahipleri ‘biz sallanıyoruz’ dediler. Biz, projede frene bastık. Manisa Yolu’nu geçmemişken, binaların nasıl sallandığını anlamak gerçekten zor. Bu yüzden projenin o ayağını kestik. Karşıyaka’daki o bölgede zaman zaman yağışlara bağlı olarak su birikintisi oluyor. Bugün de küçük Menderes Ovası’nın su altında kaldığını görüyorsunuz. Ovaların bereketli olmasının nedeni de budur. Su biraz kabarınca, metro tartışmaları başlıyor. Bilimi rehber alacağız. Büyükşehir Belediyesi tabi ki üzerine düşeni yapmak zorundu. Üniversiteler de öyle…Elini bir yere sürenin elinde kalması gibi, ya da ondan alakası olmayan bir sonuçta çıkar ilişkisine ulaşmak gibi bir eğilim var. Bun frenlenmesi ve anlatılması gerekir. Kent çarpık ve plansız yapılandığı için dönüşüme ihtiyacı var. 10 yıldır, yağmur suyu kanaleti yaparak İzmir’in yol yapılan derelerini kanaletler ile yeniden dere yapıyoruz. Bornova’nın en büyük caddesi Mustafa Kemal Caddesi dere yatağıdır. Yapacak işimiz çok ama hızlı bir ilerleme kaydediyoruz” diye konuştu.

BOSTAN TARLASINA BİNA YAPMAK KOLAY

İzmir’de yapılacak kentsel dönüşüm çalışmalarının zamanını arz talep dengesinin belirleyeceğini anlatan Başkan Kocaoğlu, “Kent dönüşüm konusunda çok söz söyleniyor. Herkes ‘kent dönüşümcüyüm’ diyor. Kent dönüşümü bina yapmak değildir. 10 katlı binayı 7 ayda yaparsınız. Kent dönüşümü kooperatif kurmak da değil. Farklı bir şey. Binlerce insan ile uzlaşıyorsunuz. Hem müteahhidi, kooperatifi koruyacağız hem de arsa sahiplerini koruyacağız derken, gerçekten ikisinin de korunmaya ihtiyacı olacak. Bakanlık, kentsel dönüşüm birimi oluşturur. Orada bizim yaptığımız gibi çalışmalar yapar. Uzlaşı ile müteahhit ve vatandaş arasındaki dengeyi de o zaman kendisi kurar. Bostan tarlasına inşaat yapmak ayrı şeydir. Orada yıllardır yaşayan insanların gelenek ve göreneklerini sürdürecek ve mutlu olmalarını sağlayacak konutları yapmak farklı bir şeydir. İşin sosyal ve yaşam boyutu da vardır. Her açıdan bakmanız gerekiyor. Bu durumun psikolojik boyutuna da bakacaksınız. Yüksek katlı gecekondu, kent dönüşümü için handikap olarak görülüyor. Bu kentin konut ihtiyacı, gecekondu bölgelerindeki konutlar ortadan kaldırılarak karşılanacak. Kent dönüşümünde arsa üretmek çok zorlaştı. Bizim belirli bir miktar arsayı, konut- arz talebini dengelemek için acilen kente ve sektöre sunmamız gerekiyor. Bunu niçin hızlı bir şekilde çalışıyoruz. İzmir’in bir tarafında Tahtalı Havzası diğer tarafında Gediz Ovası var. Gerçekten şehir içinde arsa bulmak çok zor” dedi.

KONAK TÜNELİ’NDE KAYMA VAR!

Jeoloji Mühendisleri Odası İzmir Şube Başkanı Alim Murathan da hükümetin 35 projesi arasında yer alan Konak Tüneli’ni eleştirdi. Murathan, “Konak Tüneli Projesi, AK Parti’nin seçim öncesi yatırımı olarak, projeleri, etütleri ve planları tamamlanmadan gündeme geldi. Bu proje ciddi risklerle karşı karşıya, heyelan bölgesinde ve kayma tehlikesi var. Bu kayma Yeşildere ortamında yaşanıyor ve ne kadar hızla kaydığı konusunda teknik bilgimiz yok. Projenin zemininde su sorunu yaşanıyor ve kayma hızlanıyor. Kaymaları önlemek için milyonlarca lira yatırım yapılıyor ya da yapılacak. 150 milyon liralık proje iki katı maliyetle gerçekleşecek. Yapım aşamasına geçilmeden hidrojeolojik modellemesinin yapılmaması çok ciddi sorun. 35 tane daha bu tür proje var. Hepsi aynı riski taşıyor” diye konuştu.

HALK YANLIŞ YÖNLENDİRİLİYOR

Çandarlı Limanı’ndaki çalışmaları da eleştiren Murathan, “Bu iş, AK Parti iktidarının gündeme getirdiği 4, 5 milyar dolarlık proje. Bu proje üzerinde odamızın ciddi itirazları ve kaygıları var. Liman projesi, Bakırçay Havzası üzerinde ve kıyı şeridinde gerçekleştiriliyor. Proje kapsamında çakılan 85 metrelik binlerce kazık, zeminin sıvılaşması ve olası deprem sırasında rıhtımların çökmesi riskini taşıyor. Bunun önüne geçilmeli” dedi. Murathan, deprem konusunda halkın ‘etik’ sorunu yaşadığını ve deprem korkusu ile halkın yanlış yönlendirildiğini savundu. Kentsel dönüşüm projelerinin, ranta alet edilmemesini isteyen Murathan, siyasi iktidarların sorumlu davranması gerektiğini söyledi.

13 AKTİF FAY VAR

Salonda, ‘İzmir’in depremselliği’ konulu sunum gerçekleştiren Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir de fay hatları üzerinde oluşturulan yerleşim yerlerinin, yıkım ve ölüm riski yarattığını belirterek, ilçeler bazında deprem haritaları oluşturulması gerektiğini ifade etti. Sözbilir “İzmir’de 6 şiddetinde deprem üretebilecek 13 aktif fay hattı var. Fay hattı üzerinde oluşturulan yapılarda, zarar görmeme imkanı yok. İzmir’de 5,9 şiddetinde deprem olursa, zeminde kırılmalar başlıyor. Bizim yapmamız gereken, bu riski taşıyan noktaları yerleşime kapatmak. Kentsel dönüşüm projeleri yapılırken, deprem haritaları da çıkartılmalı. İlçeler bazında yapılması gereken deprem haritalarında, binlik planlardaki faylar gösterilmeli ve o bölgenin yakınındaki yerleşim engellenmeli. Bunu yapamazsak, kentsel dönüşüm projelerinden fayda sağlayamayız” ifadelerini kullandı.

Haber Kaynak: Egede Son Söz

 

Paylaş |                      Yorum Yaz - Arşiv      3412 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın